Bebeğim 1 Haftalık: Merhaba Dünya Ben Geldim

Ona dokunmadan veya bakmadan durabilmek neredeyse imkânsız değil mi? Yeni doğan bir bebeğe sahip olmak böyle bir şey işte. Hayal gibi… Bitmek bilmeyen bir bekleyişin sonunda, bebeğiniz artık yanı başınızda. Yorgunluk, şaşkınlık ve her şeyin ötesinde kocaman bir sevgi tüm bedeninizi kapladı. Hislerinizin kabardığı bu dönemde, gelin bebeğinizi tanımaya başlayalım.

 

Bebeğim 1 Haftalık: Merhaba Dünya Ben Geldim Görseli 2

 

https://www.bebedor.com/emzirme-takvimiOna baktıkça ne kadar şeker ve ne kadar minik olduğunu düşünmeden duramıyor olmanız normal. Eğer sezaryen doğum yapmadıysanız, bebeğinizin kafasının doğum sonrasında hala biraz eğimli olması da aynı şekilde çok normal. Endişelenmeyin. İlerleyen haftalarda bebeğinizin kafası olması gerektiği gibi görünecek. Haftalar ilerledikçe değişecek bir diğer şey ise bebeğinizin saçları. Şimdilik bebeğinizin ne kadar, ne renkte ve ne tip saçı olduğuna pek aldırmayın, çünkü mevcut görüntü birkaç ay sonra farklılaşacak. Sarışın bebekler, esmere dönebileceği gibi, düz saçlı bebekler de kıvırcık saçlı olabiliyor. Birkaç fotoğraf çekmeniz bu zamanlarını hatırlamanızı sağlayacaktır.

 

Bebeğim 1 Haftalık: Merhaba Dünya Ben Geldim Görseli 3

Bez değiştirme konusuna gelirsek, günde 6 ila 10 kez bez değiştirmeye hazır olun. Bebeğiniz yeterince besleniyor ve sağlıklı ise bezi sık sık kirlenecektir. İlk üç gün boyunca gelen siyah veya yeşil, oldukça yapışkan dışkısı ise üçüncü günden sonra daha sarı ve sıvı bir hal alacaktır. Bu kesinlikle ishal olduğu anlamına gelmiyor. Her şeyin yolunda olduğuna inanın.

Uyku düzeni yaratmayı düşünmek için şimdilik biraz erken. Başlarda inişli çıkışlı, beklenmedik bir rutine katlanmanız gerekecektir. Bu süreçte en önemli nokta güvenli bir uyku ortamı oluşturmaktır. Hafif loş bir ışık ve 21-25 derece ısıya sahip bir oda onun huzurlu bir şekilde uyumasına yardımcı olur. Ayrıca bebeğinizin sırt üstü yattığına ve yakınında yastık veya yorgan olmadığına emin olmalısınız. Bunlar ona dolanabilir ve nefes almasını engelleyebilir.

Dokuz ay boyunca karnınızın içinde saklandıktan sonra hayata geldiğinde; dünya ona biraz gürültülü, fazla aydınlık ve bazen soğuk gelebilir. Bu nedenle bebeğiniz huzursuzlaşıp, sık sık ağlayabilir. Telaşlanmayın. Bir süre sonra neden ağladığını ve çıkardığı diğer tüm sesleri daha iyi anlayabilecek ve isteklerini tahmin edebileceksiniz. İkinizin de biraz zamana ihtiyacı var. Bebeğiniz ıslak bir ortamdan kuru bir ortama geçtiği için, cildi bu yeniliğe anında adapte olamaz. Bu süreçte bebeksi cildinin yumuşaklığına size biraz garip gelebilecek bir buruşukluk ve soyulma eşlik edebilir. Yeni doğan bebekler için uygun kremleri doktorunuza danışabilirsiniz, ama hiç krem kullanmasınız bile, bebeğinizin cildi kendi kendini yenileyecektir.

Bebeğinizin gözü sizden başkasını görmüyor!
Bebeklerin görüşü bulanık olduğu için odaklanmakta zorlanırlar. Ancak çok net olmasa da yaklaşık 25 cm uzaklığa kadar görebilirler. Yani bebeğinizin gözü sizden başkasını görmüyor dersek yalan olmaz. Şu an ona aldığınız oyuncaklarla oynaması için çok erken. Yüz yüze ‘Ce Eee’ oynamak için ise doğru zaman. Seslere gelince, bebeğiniz kesinlikle sesleri duyabiliyor. Yani bir kapı çarptığında veya köpek havladığında korkabilir. Burnu da aynı şekilde şimdiden koku alabiliyor ve en sevdiği koku sizinki! Dokunma duyusu ise en çok önem vermeniz gereken nokta. Kucağınıza almayı ve ona sık sık sarılmayı ihmal etmeyin.

İlk haftasında bebeğiniz kilo almak yerine genelde biraz kilo verir. Bu gelişim için doğal bir süreçtir. Endişe içinde tartıya koşmanıza gerek yok. Onu emzirdiğiniz için ne kadar süt içtiğinden tam olarak emin olamasanız da, ikinci haftanın sonuna kadar beklerseniz, tekrar kilo almaya başladığını göreceksiniz. Emzirme demişken, bebeğinizi emzirmeye başlamak ilk haftada size biraz zor ve karmaşık gelebilir. Korkuya kapılmayın. Göğüslerinize zaman zaman krem sürerek rahatlatabilir ve süt artırıcı içecekler tüketerek süt oluşumunuzu destekleyebilirsiniz.
Emzirme takviminize ise buradan ulaşabilirsiniz.